derviş

derviş

1022 #1  #1022
kendisini şöyle tarif eder:

"ne süleymân'a esîriz ne selîm'in kuluyuz
kimse bilmez bizi bir şah-ı kerîmin kuluyuz

kul olan aşka cihân beylerine eğmedi baş
başka sultân-ı cihânız gör e kimin kuluyuz

gam yeriz kan yutarız gûşe-i mihnette müdâm
sanma biz kevser-i cennet-i naîmin kuluyuz

hüsn-i hâdis kuluyuz sanma bizi sultânım
vech-i pâkinde olan ân-ı kadîmin kuluyuz

terk edip hayretiyâ tâc u kabâdan geçtik
şu dünyada ancak bir köhne kilîmin kuluyuz"

(ne süleyman'ın esiriyiz ne selim'in kuluyuz
kimse bilmez kerem sahibi bir şahın kuluyuz

aşka kul olan dünya beylerine baş eğmez
başka bir dünyanın sultanıyız gör artık kimin kulu olduğumuzu

mihnet köşesinde daima gam yer, kan içeriz
sanma ki naim cennetinin kevserinin kuluyuz (ona minnetimiz yoktur.)

bizi sonradan olma (hadis) güzelliğin kulu sanma sultanım
en pak vechinde olan o kadim anın kuluyuz

ey hayreti, taç ve kaftanlardan vazgeçtik
şu dünyada en fazla bir yıpranmış kilimin kuluyuz.)

ya da şöyle:

"mürşid-i kamilden aldık himmeti bektaşiyiz
pir ocağından giyindik kısbeti bektaşiyiz

hacı bektaş-ı veli'nin çakeriyiz çakeri
ali'den giyindik bu tac-ı devleti, bektaşiyiz

ehl-i hal anlar bizi varsın cihan dahleylesin
terk-i mahbub etmeziz, hem işreti, bektaşiyiz

biz harabat olduk alemler harabat olmasın
sevmeziz biz öyle çok çok ziyneti, bektaşiyiz

dertli'yim her bir tarika el uzattım yokdım
bunda buldum her türlü haleti, bektaşiyiz"

sonra şöyle (http://www.youtube.com/watc...) söylediği de vakidir:

harabat ehliyiz mestaneyiz biz
alemin nadanı biganeyiz biz
vahdet şarabından içmek istersen
bizden iç şarabı meyhaneyiz biz

serimizden esen sevda yelidir
bizi harap eden aşkın selidir
muhabbet kevserdir saki ali'dir
ol saki elinden mestaneyiz biz

nihad güller açmış dostun bağında
güneşler yayılmış her çırağında
muhabbet bezminde yar otağında
nazımız çekilir cananayız biz
(0)



1025 #2  #1025
boş yere kavgayı zahmet bilir.

"tekkemiz meyhane kabemiz gönül
dostun cemalini cennet biliriz
peymaneler elde gül ile sümbül
badeden feyz alır nimet biliriz

dem çekip sefahat eden yaranız
muhabbet mülkünde her an mihmanız
can u başı hak yoluna vereniz
boş yere kavgayı zahmet biliriz

ister ruh desinler ister kalender
olmuşuz felekten korkmaz semender
dilersen ilahi tamuya gönder
biz pire uymayı hikmet biliriz"
(0)



1026 #3  #1026
ezelden ebede bir derdin müptelasıdır, "fakir" derler aldırmaz, "kirli" derler, cevap verir:

idris terziliği icat etmeden
endazeden geçti boyumuz bizim
yaratılıp nuru hakka varmadan
binbir mazhar oldu soyumuz bizim

halımızdır işte bizim birimiz
kırk yıl münkir yusa gitmez kirimiz
yanından pak eder bizi pirimiz
mundar ölmek değil huyumuz bizim

kırklar meydanında baştır neslimiz
meydanda cenk eder yoktur mislimiz
güruh-u naciye çıkar aslımız
onikimamlardan soyumuz bizim

dünya mümine zından münkire cennet
ene'l hakk buyurdu bu sırr-ı hikmet
kimsenin hakkına etmeyiz minnet
rızasından aldık payımız bizim

feryadi alemde pire bağlıyız
birdir ikrarımız bire bağlıyız
elesti deminde pınara bağlıyız
bir derya bulatmaz çayımız bizim
(0)



1027 #4  #1027
derdinden ve davasından gayrısını umursamaz:

"muhabbet açıldı minnet hüda'ya
saki kerem eyle devran bizimdir
feryadımız çıksın arş-ı âlâya
bülbüller ötmesin, figan bizimdir

hep güzeller bir araya derildi
pir önünde ulu divan kuruldu
ırakip dergahtan öte sürüldü
şimden geri huri gılman bizimdir

gel gamı feryadı bırak geçelim
aşk ile muhabbet bağın açalım
saki peymaneyi doldur içelim
devletlü hünkardan ferman bizimdir

çok şükür muradım aldım hüdadan
hacetim kalmadı der û gedadan
fariğ ol fuzulî kuru kavgadan
alem-i cihanda seyran bizimdir."
(0)



Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Son Yapılan Yorumlar: